%15,5
2016 itibarıyla sektör sermaye yeterlilik oranı
Türk bankacılık sektörünün
toplam aktifleri 2016’da,
2015 yıl sonuna göre
%16,1 oranında büyüyerek
2.598 milyar TL seviyesine
yükselmiştir.
Geleceğe dair beklentiler
Kamu öncülüğünde büyüme
2017 yılında ekonomik büyümenin bir
miktar hızlanabileceği ancak potansiyelinin
altında kalmaya devam edeceği tahmin
edilmektedir. Bu dönemde özellikle
kamu harcamalarındaki artışın ekonomik
aktiviteyi desteklemeyi sürdürmesi
beklenmektedir. Bütçe açığının ve kamu
borç stokunun milli gelire oranının
uluslararası normlara kıyasla oldukça
düşük düzeyde seyretmesi nedeniyle,
bu gelişmenin mali göstergelerde
önemli bir bozulmaya yol açmayacağı
düşünülmektedir. Diğer taraftan, petrol
fiyatlarında gözlenen artış eğiliminin,
Türkiye’nin ana ihraç pazarlarındaki
belirsizliklerin devam etmesinin ve turizm
gelirlerindeki zayıf performansın cari açık
üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabileceği
değerlendirilmektedir. Enflasyon tarafında
ise TL’nin seyrinin, yüksek oynaklığın etkili
olduğu gıda fiyatlarındaki hareketlerin,
petrol fiyatlarındaki artış eğiliminin ve iç
talep koşullarının önemli rol oynayacağı
öngörülmektedir. TL’deki değer kaybının
gecikmeli etkileri ve enerji fiyatlarındaki
kısmi toparlanma dikkate alındığında,
2017’de enflasyonun 2016 yılına kıyasla
daha yüksek düzeyde gerçekleşeceği
tahmin edilmektedir.
Para politikasında temkinli duruş
TCMB’nin önümüzdeki dönemde para
politikasındaki ihtiyatlı duruşunu
koruyacağı tahmin edilmektedir. Döviz
kurundaki gelişmelerin ve enflasyon
görünümünün para politikasının seyri
açısından belirleyici olmaya devam edeceği
düşünülmektedir.
Bankacılık sektörü büyüme
eğilimini sürdürecektir.
2017 yılında başta Fed olmak üzere
gelişmiş ülke merkez bankalarının
kararlarının, yoğun bir seçim gündemine
giren Avrupa’da yaşanacak siyasi
gelişmelerin ve jeopolitik gelişmelerin,
Türkiye’nin de aralarında bulunduğu
gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye
akımları üzerinde etkili olacağı tahmin
edilmektedir. ABD’de para politikasındaki
normalleşme eğilimine karşılık başta Euro
Alanı ve Japonya olmak üzere, gelişmiş
ülkelerin genelinde düşük hatta negatif
faiz oranlarının devam edeceği dikkate
alındığında, küresel likidite koşullarında
yakın vadede belirgin bir sıkılaşma
öngörülmemektedir.
Ekonomi yönetimi tarafından son
dönemde alınan kararların özellikle kredi
büyüme performansı üzerinde etkili
olmaya devam etmesi beklenmektedir. Bu
adımların bankacılık sektörü büyüklükleri
üzerindeki olumlu etkisinin önümüzdeki
dönemde belirginleşeceği öngörülürken,
Türk bankacılık sektörü açısından aktif
kalitesini gözeten sürdürülebilir ve sağlıklı
büyüme ile kârlılığın korunması öncelikli
hedef olmaya devam edecektir.
23
İş Bankası
2016 Faaliyet Raporu
Sunuş
Faaliyetler
Kurumsal Yönetim
Finansal Bilgiler ve Risk Yönetimi




