Previous Page  204 / 300 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 204 / 300 Next Page
Page Background

Finansal Bilgiler ve Risk Yönetimi

Türkiye İş Bankası A.Ş.

31.12.2016 Tarihli Konsolide Finansal Rapor

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: MUHASEBE POLİTİKALARINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

I. Sunum Esaslarına İlişkin Açıklamalar

Bu raporda yer alan konsolide finansal tablolar ile bunlara ilişkin açıklama ve dipnotlar, Bankaların Muhasebe Uygulamalarına ve Belgelerin Saklanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmelik ve BDDK tarafından bankaların muhasebe ve finansal raporlama esaslarına ilişkin yayımlanan diğer yönetmelik, tebliğ, açıklama ve genelgeler ve bunlar ile düzenlenmeyen

konularda Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan Türkiye Muhasebe Standartları hükümlerine (bundan sonra hep birlikte “BDDK Muhasebe ve

Finansal Raporlama Mevzuatı” olarak anılacaktır) uygun olarak hazırlanmıştır.

İzlenen muhasebe politikaları ile konsolide finansal tabloların hazırlanmasında kullanılan değerleme esasları aşağıda detaylı olarak sunulmuştur.

II. Finansal Araçların Kullanım Stratejisi ve Yabancı Para Cinsinden İşlemlere İlişkin Açıklamalar

1. Grubun finansal araçlara ilişkin stratejileri:

Temel finansal faaliyetlerini bankacılık, sigortacılık ve reasürans hizmetleri, aracılık ve yatırım danışmanlığı hizmetleri, gayrimenkul portföy yönetimi, finansal kiralama, faktoring hizmetleri,

girişim sermayesi finansmanı, portföy yönetimi ve varlık yönetimi gibi çok geniş ölçekli faaliyetlerin oluşturduğu Grubun konsolide bilançosunun pasifi, temel faaliyet alanı olan bankacılık

sisteminin genel pasif yapısına paralel olarak kısa vadeli mevduat ağırlıklı olup, orta ve uzun vadeli diğer enstrümanlar vasıtasıyla mevduat dışı kaynak toplanmaktadır. Bu durumun

yaratabileceği likidite riski ise mevduatın sürekliliğinin yanı sıra yaygın muhabir ağı, piyasa yapıcılığı (Ana Ortaklık Banka piyasa yapıcısı bankalar arasındadır) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez

Bankası’nın (TCMB) likidite imkanlarının kullanımı sayesinde rahatlıkla kontrol altında tutulabilmekte; Grubun ve bankacılık sisteminin likiditesi sürekli izlenmektedir. Diğer taraftan, döviz

cinsi bazında oluşan likidite ihtiyaçları para piyasaları ve para swapları vasıtasıyla giderilmektedir.

Toplanan kaynaklar büyük oranda sabit faizli olup, sektör gelişmeleri yakından izlenerek alternatif yatırım araçlarının getirilerine göre hem sabit hem de değişken faizli plasmanlar

yapılmaktadır.

Ayrıca sabit faizli olarak ihraç edilen kaynaklar ile sabit faizli olarak kullanılan kaynakların bir kısmı gerçeğe uygun değer riskinden koruma muhasebesine konu edilmektedir. İlgili sabit faizli

finansal yükümlülüklerin gerçeğe uygun değer riski faiz swapları ile korunmaktadır. Riskten koruma muhasebesine konu olan sabit faizli finansal yükümlülüklerin gerçeğe uygun değerindeki

değişimler ile riskten koruma aracı olan faiz swaplarının gerçeğe uygun değerindeki değişimler gelir tablosunda “Ticari Kâr/Zarar” kaleminde yer almaktadır. Finansal riskten korunma

işleminin başlangıcında ve sonraki dönemlerde, anılan finansal riskten korunma işleminin, söz konusu korunma işleminin ilgili olduğu dönem içerisinde meydana gelen ve korunan riskten

kaynaklanan (korunan riskle ilişkilendirilebilen) değişikleri dengeleyeceği beklenmektedir ve bu bağlamda etkinlik testleri yapılmaktadır. Riskten korunma muhasebesinin başlangıcında

ve her raporlama döneminde etkinlik testleri gerçekleştirilmektedir. Etkinlik testleri “Dollar off-set yöntemi” ile yapılmakta ve etkinliğin %80-%125 aralığında gerçekleşmesi durumunda

riskten korunma muhasebesine devam edilmektedir.

Riskten korunma muhasebesi, riskten korunma aracının sona ermesi, gerçekleşmesi, satılması veya etkinlik testinin etkin olmaması durumunda sona erdirilmektedir. Gerçeğe uygun

değer riskinden korunma muhasebesinin sona erdirilmesinde, riskten korunan finansal enstrümanlar üzerine uygulanan gerçeğe uygun değer riskinden korunma muhasebesinin yarattığı

değerleme etkileri, riskten korunan finansal enstrümanın ömrü boyunca amortisman yöntemiyle gelir tablosuna yansıtılmaktadır.

Grubun plasmanları küresel ve ulusal ekonomik beklentiler, piyasa koşulları, mevcut ve potansiyel kredi müşterilerinin beklentileri ve eğilimleri, faiz-likidite-kur-kredi vb. riskler göz önüne

alınarak yüksek getirili ve düşük riskli varlıklara yöneltilmekte, plasman çalışmalarında emniyet ilkesi ön planda tutulmaktadır. Grubun uzun vadeli plasmanlarında genel olarak yüksek getiriyi

amaçlayan fiyatlama politikası uygulanmakta ve faiz dışı gelir yaratma imkanlarının azami ölçüde kullanılmasına önem verilmektedir. Bilanço yönetiminde bu stratejilere paralel ve yasal

limitler dahilinde hareket edilmektedir.

Bilanço büyüklüklerine ilişkin temel hedefler bütçeleme çalışmaları sonrasında oluşturulan uzun vadeli planlarla ortaya konulmakta, para ve sermaye piyasalarındaki kısa vadeli kur, faiz ve

fiyat hareketleri karşısında söz konusu planlar ve piyasa koşullarının seyrine göre pozisyon alınmaktadır.

Piyasalardaki kur, faiz ve fiyat hareketleri anlık olarak takip edilmekte, pozisyon alınırken yasal sınırların yanında Ana Ortaklık Banka’nın kendine özgü işlem ve kontrol limitleri de etkin

şekilde izlenmekte, limit aşımlarına sebebiyet verilmemektedir.

Ana Ortaklık Banka’nın aktif-pasif yönetimi, özkaynak imkanları dahilinde likidite riski, faiz oranı riski, kur riski ve kredi riskini belli sınırlar içinde tutmak ve kârlılığı maksimize etmek amacıyla

Aktif-Pasif Komitesi tarafından Yönetim Kurulu’nca belirlenen risk limitleri dahilinde yürütülmektedir.

2. Yabancı para işlemlerle ilgili açıklamalar:

Ana Ortaklık Banka’nın yurt dışında kurulu şubeleri ile finansal kuruluşlarının finansal tabloları faaliyette bulundukları temel ekonomik çevrede geçerli olan para birimi (fonksiyonel para

birimi) ile düzenlenmekte, konsolidasyon aşamasında ise Ana Ortaklık Banka’nın fonksiyonel para birimi ve finansal tablolar için sunum birimi olan TL cinsinden ifade edilmektedir.

Bilançoda yer alan yabancı para parasal varlık ve yükümlülükler bilanço tarihinde geçerli olan kurlar kullanılarak TL’ye çevrilir. Gerçeğe uygun değerden ölçülen yabancı para birimindeki

parasal olmayan kalemler gerçeğe uygun değerin belirlendiği tarihteki döviz kurları kullanılarak çevrilir. Parasal kalemlerin çevrimden veya tahsil ve tediyelerinden kaynaklanan kur farkları

gelir tablosunda yer almaktadır. Yurt dışında kurulu ortaklıklardaki net yatırımlar TMS 21 “Kur Değişiminin Etkileri” uyarınca parasal olmayan kalem olarak değerlendirilip tarihi maliyet

cinsinden ölçülerek işlem tarihindeki döviz kurları ile Türk Parasına dönüştürülmekte ve yine 31.12.2004 tarihinden önce oluşan maliyetler için TMS 29 “Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde

Finansal Raporlama” gereğince, işlem tarihi ile enflasyon muhasebesinin en son uygulandığı 31.12.2004 tarihleri arasında geçerli enflasyon endeksleri kullanılarak endekslenmiş değeri

hesaplanıp, varsa kalıcı değer düşüş karşılıkları ayrılarak muhasebeleştirilmektedir.

Ana Ortaklık Banka ve konsolidasyona dahil edilen bağlı ortaklıklardan Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. yabancı para işlemlerinde kendi gişe kurlarını kullanırken, konsolidasyon

kapsamındaki yurt içi yerleşik diğer kuruluşlar yabancı para işlemleri için TCMB kurlarını esas almaktadırlar.

Yurt dışında kurulu şube ve finansal kuruluşların varlık ve yükümlülüklerinin TL’ye çevrilmesinde Banka’nın dönem sonu kapanış kurları kullanılmaktadır. Yurt dışı şubelerin gelir ve giderleri

işlem tarihindeki kurlar üzerinden, yurt dışı finansal kuruluşların gelir ve giderleri ise dönem içinde kurlarda önemli bir dalgalanma olmadığı sürece ortalama kurlar üzerinden TL’ye

çevrilmektedir. TL’ye dönüştürme işlemlerinden doğan tüm kur farkları özkaynaklar altında “Diğer Kâr Yedekleri” hesabında izlenmektedir.

202

İş Bankası

Faaliyet Raporu 2016