Finansal Bilgiler ve Risk Yönetimi
Türkiye İş Bankası A.Ş.
31.12.2016 Tarihli Konsolide Olmayan Finansal Rapor
b. Satılmaya Hazır Finansal Varlıklara ve Vadeye Kadar Elde Tutulacak Yatırımlara İlişkin Açıklamalar
b.1. Satılmaya Hazır Finansal Varlıklara İlişkin Açıklamalar
Satılmaya hazır finansal varlıklar, banka kaynaklı krediler ve alacaklar ile vadeye kadar elde tutulacaklar ve gerçeğe uygun değer farkı kâr/zarara yansıtılan olarak sınıflandırılanlar dışında
kalan türev olmayan finansal varlıkları ifade etmektedir. Satılmaya hazır finansal varlıkların işlemmaliyetleri dahil olmak üzere ilk muhasebeleştirilmesi ve müteakip değerlemesi gerçeğe
uygun değer esasına göre yapılmakta olup, iç verim oranı kullanılarak iskonto edilen değer ile maliyet arasındaki fark kâr/zarara yansıtılmaktadır. Satılmaya hazır menkul değerlerin gerçeğe
uygun değerlerinin tespitinde ilgili muhasebe standardı çerçevesinde belirlenen yöntemler değerlendirilerek işlem fiyatları, kotasyonlar, TCMB tarafından belirlenen ve Resmi Gazete’de
yayımlanan fiyatlar ile içsel fiyatlandırma modellerinden faydalanılmaktadır. Satılmaya hazır finansal varlıkların gerçeğe uygun değerlerindeki değişikliklerden kaynaklanan gerçekleşmemiş
kâr ve zararlar, ilgili finansal varlığa karşılık gelen değerin tahsili, varlığın satılması, elden çıkarılması veya zafiyete uğraması durumlarından birinin gerçekleşmesine kadar dönemin gelir
tablosuna yansıtılmamakta ve özkaynaklar içindeki “Menkul Değerler Değerleme Farkları” hesabında izlenmektedir. İlgili varlığın değerinin tahsil edilmesi veya elden çıkarılması durumunda
gerçeğe uygun değer uygulaması sonucunda özkaynak hesaplarında oluşan gerçeğe uygun değer farkları gelir tablosuna yansıtılmaktadır.
b.2. Vadeye Kadar Elde Tutulacak Yatırımlara İlişkin Açıklamalar
Vadeye kadar elde tutulacak yatırımlar, vadesine kadar saklama niyetiyle elde tutulan ve fonlama kabiliyeti dahil olmak üzere vade sonuna kadar elde tutulabilmesi için gerekli koşulların
sağlanmış olduğu, sabit veya belirlenebilir ödemeleri ile sabit vadesi bulunan, ilk muhasebeleştirme sırasında gerçeğe uygun değer farkı kâr/zarara yansıtılan olarak sınıflandırılanlar ile
satılmaya hazır olarak tanımlanan ve banka kaynaklı krediler ve alacaklar dışında kalan türev olmayan finansal varlıkları ifade etmektedir. İlk kayıtları işlemmaliyetleri de dahil olmak üzere
gerçeğe uygun değerleri üzerinden yapılan vadeye kadar elde tutulacak yatırımlar, varsa değer azalışı için ayrılan karşılığın düşülmesinden sonra, iç verim yöntemi kullanılarak iskonto
edilmiş maliyeti ile değerlemeye tabi tutulmaktadır. Vadeye kadar elde tutulacak yatırımların kazanılmış olan faiz gelirleri, gelir tablosunda “Faiz Geliri” olarak muhasebeleştirilmektedir.
Banka tarafından vadeye kadar elde tutulacak yatırımlar arasında sınıflandırılan ancak, sınıflandırma esaslarına uyulmadığından iki yıl boyunca bu sınıflandırmaya tabi tutulmayacak finansal
varlık bulunmamaktadır.
3. Krediler ve Alacaklar
Krediler ve alacaklar borçluya para, mal veya hizmet sağlama yoluyla yaratılan, sabit veya belirlenebilir nitelikte ödemelere sahip olan ve aktif bir piyasada işlem görmeyen finansal
varlıklardır.
Krediler ve alacakların ilk kayıtları elde etme maliyeti üzerinden yapılmakta ve müteakiben iç verim yöntemi kullanılarak iskonto edilmiş bedelleri ile değerlenmektedir.
Nakdi krediler içerisinde izlenen bireysel ve ticari krediler içeriklerine göre, Tekdüzen Hesap Planı (THP) ve İzahnamesinde belirtilen hesaplarda orijinal vadeleri ile muhasebeleştirilmektedir.
Dövize endeksli krediler, açılış tarihindeki kurdan Türk Lirası’na çevrilerek Türk Parası (TP) hesaplarda izlenmekte, müteakip dönemlerde ise ilgili dönem kurlarının başlangıç kurlarının
üzerinde veya altında olması durumuna göre kredinin anapara tutarında meydana gelen artış ya da azalışlar gelir-gider hesaplarına kaydedilmektedir. Geri ödemeler, geri ödeme tarihindeki
kur üzerinden hesaplanmakta, oluşan kur farkları “Kambiyo İşlemleri Kârı/Zararı” hesaplarına yansıtılmaktadır.
VIII. Finansal Varlıklarda Değer Düşüklüğüne İlişkin Açıklamalar
Banka her bilanço döneminde, bir finansal varlık veya finansal varlık grubunun değer düşüklüğüne uğradığına ilişkin ortada tarafsız göstergelerin bulunup bulunmadığı hususunu
değerlendirir. Anılan türden bir göstergenin mevcut olması durumunda Banka, ilgili değer düşüklüğü tutarını tespit eder.
Bir finansal varlık veya finansal varlık grubu, yalnızca ilgili varlığın ilk muhasebeleştirilmesinden sonra bir veya birden fazla olayın (“zarar/kayıp olayı”) meydana geldiğine ve söz konusu
zarar olayının (veya olaylarının) ilgili finansal varlığın veya varlık grubunun güvenilir bir biçimde tahmin edilebilen gelecekteki nakit akışları üzerindeki etkisi sonucunda değer düşüklüğüne
uğradığına ilişkin tarafsız bir göstergenin bulunması durumunda değer düşüklüğüne uğrar ve değer düşüklüğü zararı oluşur. İleride meydana gelecek olaylar sonucunda oluşması muhtemel
kayıplar, olasılığın yüksekliğine bakılmaksızın muhasebeleştirilmez.
Vadeye kadar elde tutulacak yatırımlara ilişkin değer düşüklüğü zararı meydana gelmesi durumunda, ilgili zararın tutarı, gelecekteki tahmini nakit akışlarının finansal varlığın orijinal faiz
oranı üzerinden iskonto edilerek hesaplanan bugünkü değeri ile defter değeri arasındaki fark olarak ölçülmekte, söz konusu fark tutarının zarar olarak muhasebeleştirilmesi yoluyla
da varlığın defter değeri azaltılmaktadır. Müteakip dönemlerde, değer düşüklüğü tutarının azalması durumunda, daha önce muhasebeleştirilmiş bulunan değer düşüklüğü zararı iptal
edilmektedir.
Gerçeğe uygun değer üzerinden muhasebeleştirilen ve değer artış veya azalışları özkaynaklarda izlenen satılmaya hazır finansal varlıkların değer düşüklüğüne uğraması durumunda,
birikmiş kâr veya zarar kayıtları özkaynak kalemlerinden çıkarılarak dönem net kâr/zararında gösterilmektedir. Zarar kaydı yapılan dönemi izleyen hesap dönemlerinde, varlığın gerçeğe
uygun değerinde bir artış gerçekleşmesi durumunda, değer artışları özkaynaklar altında muhasebeleştirilmektedir.
Krediler, 1 Kasım 2006 tarih ve 26333 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul
ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”te yer alan esaslar çerçevesinde sınıflandırılmakta ve izlenmektedir. İlgili mevzuat düzenlemeleri kapsamında, sorunlu hale geldiği kabul edilen kredi ve
diğer alacaklar için anılan yönetmelikte belirtilen asgari karşılık oranları dikkate alınmak suretiyle de karşılık hesaplanmaktadır. Ayrılan özel karşılıklar gelir tablosuna yansıtılmaktadır. Aynı
yıl içinde serbest kalan karşılıklar, “Karşılık Giderleri” hesabına alacak kaydedilmek suretiyle, geçmiş yıllarda ayrılan karşılıkların serbest kalan bölümü ise “Diğer Faaliyet Gelirleri” hesabına
aktarılarak muhasebeleştirilmektedir.
Özel karşılıkların dışında, Banka yukarıda belirtilen yönetmelik hükümleri çerçevesinde kredi ve diğer alacakları için genel kredi karşılığı ayırmaktadır.
110
İş Bankası
Faaliyet Raporu 2016




