31.12.2016 Tarihli Konsolide Finansal Rapor
Türkiye İş Bankası A.Ş.
VI. Likidite Riski Yönetimi ve Likidite Karşılama Oranına İlişkin Açıklamalar
Likidite riski, uzun vadeli varlıkların kısa vadeli kaynaklarla fonlanmasının bir sonucu olarak ortaya çıkabilmektedir. Grubun likidite riskinin yönetimi; “Aktif Pasif Yönetimi Riski Politikası”
doğrultusunda, bilanço yönetimine ilişkin stratejiler ile yasal yükümlülüklerin gerekleri de dikkate alınarak, cari piyasa koşullarının yanı sıra iktisadi ve finansal konjonktüre ilişkin beklentiler
çerçevesinde gerçekleştirilmektedir.
Banka’nın başlıca fon kaynağını mevduat oluşturmaktadır. Piyasa koşulları gereği ortalama mevduat vadesinin varlıklara kıyasla daha kısa olmasına karşın, geniş şube ağı ve istikrarlı çekirdek
mevduat tabanı Banka’nın kaynak temininde en önemli güvencelerinden birini teşkil etmektedir. Öte yandan, orta ve uzun vadeli kaynak teminine yönelik olarak yurt dışı kuruluşlardan kredi
temin edilmesi de söz konusu olmaktadır. Fonlama tarafında oluşabilecek yoğunlaşmaların Banka’nın likidite riski profiline olumsuz etkide bulunmasını engellemek amacıyla mevduat ve
mevduat dışı borçlanmada temerküz limitleri de aktif bir şekilde kullanılmaktadır.
Piyasa dalgalanmaları neticesinde ortaya çıkabilecek likidite ihtiyacının eksiksiz bir biçimde sağlanabilmesi amacıyla likit değerlerin muhafaza edilmesine özen gösterilmekte, bu
kapsamdaki çalışmalar TP ve YP nakit akım projeksiyonları ile desteklenmektedir. TP ve YP mevduatın vade yapısı, maliyeti ve toplam tutarındaki gelişmeler günlük olarak takip edilmekte,
söz konusu çalışmalar sırasında geçmiş dönemlerde yaşanan gelişmeler ve geleceğe yönelik beklentiler dikkate alınmaktadır. Yapılan nakit akım projeksiyonlarından hareketle çeşitli
vadelerdeki fiyatlamaların farklılaştırılması suretiyle likidite ihtiyacının giderilmesine yönelik tedbirler alınmakta, ayrıca olağanüstü durumlarda ihtiyaç duyulabilecek likidite tahmin edilerek
kullanılabilecek alternatif likidite kaynakları belirlenmektedir.
Grubun maruz kaldığı likidite riskinin, mevzuatın öngördüğü sınırlar çerçevesinde belirlenen risk kapasitesi ile Banka’nın temel stratejilerine bağlı olarak ortaya çıkan risk iştahına uygun
olması birincil önceliktir. Grubun, likidite kaynaklarında yaşanabilecek büyük düzeydeki azalmalara karşı her durumda satılabilecek veya rehnedilebilecek yeterli seviyede serbest likit
varlık bulundurması esastır. Söz konusu likit varlıklardan oluşan likidite tamponunun seviyesi Yönetim Kurulu tarafından belirlenen likidite risk limitleri ile ifade edilen Banka’nın likidite risk
toleransıyla uyumlu olarak belirlenmektedir. Likidite durumunun gözden geçirilerek uygun likidite seviyesinin belirlenmesi, Yönetim Kurulu tarafından onaylanmış limitler dahilinde, gerekli
fon kaynağının ve vade yapısının belirlenmesi Banka’nın “Aktif Pasif Komitesi” (APKO) sorumluluğundadır.
Hazine Bölümü; Aktif Pasif Riski Politikası limitleri, İş Programı’nda belirlenmiş hedefler ve Aktif Pasif Yönetimi Komitesi ile Aktif Pasif Birimi Komitesi toplantılarında alınan kararlar
doğrultusunda likiditeyi izlemek, stres testi ve senaryo analizleri kullanarak likidite projeksiyonu yapmak ve likidite riskini önleyici tedbirler almakla sorumludur. Bu çerçevede; Hazine
Bölümü, şubeler, iş birimleri ve bilgi işlem sisteminden sağlanan bilgilere dayanarak Banka’nın Türk Lirası (TL) ve yabancı para (YP) likidite pozisyonunu anlık ve ileriye dönük olarak
izlemektedir. Nakit akışlarını dengeleme, dolayısıyla da maruz kalınan likidite riskinin azaltımına yönelik olarak, repo ve teminatlı borçlanmaya konu olabilecek serbest menkul kıymetler
portföyünün yönetiminin yanı sıra; kredi kartı alacakları, bireysel krediler portföyü ve benzeri şekilde çok sayıda borçlu üzerine dağılmış görece küçük tutarlı perakende kredilerden
oluşturulan varlık havuzlarından seküritizasyon veya diğer yapılandırılmış finansman ürünleri vasıtasıyla likidite yaratılmasına ve uzun vadeli borçlanma olanaklarına dair değerlendirmeler
de düzenli olarak gerçekleştirilmektedir.
Banka likidite riskinin dahili olarak ölçümünde likidite stres testlerinden faydalanmaktadır. Söz konusu yaklaşımda, parametreleri Yönetim Kurulu tarafından belirlenen likidite stres
senaryolarında, Banka’nın likit varlıklarının bir ay içerisinde gerçekleşmesi muhtemel net nakit çıkışlarını karşılama düzeyi ortaya konulmaktadır. Likidite yeterlilik limitleri, gerek Türk
Lirası gerekse yabancı parada Banka’nın likidite riski yönetimine özgü gereksinimler ve risk toleransı göz önüne alınarak Yönetim Kurulu tarafından belirlenmektedir. Likidite riskine ilişkin
ölçümler Risk Yönetim Bölümü tarafından gerçekleştirilmekte olup ölçüm sonuçları düzenli olarak ilgili riskin yönetiminden sorumlu icracı birimler ile üst yönetim ve Yönetim Kurulu’na
raporlanmaktadır.
Banka’nın likidite pozisyonunu ve fonlama stratejisini sürekli olarak izlemesi esastır. Banka’nın, kontrolü dışında gerçekleşen olumsuz piyasa hareketleri, beklenmedik makroekonomik
olaylar ve diğer nedenlerle likidite krizine girmesi halinde Acil Durum Aksiyon ve Fonlama Planının devreye girmesi öngörülmektedir. Kriz durumu, bu durum karşısında ilgili komite ve birimler
tarafından alınan önlemler ile bunların sonuçlarına ilişkin olarak söz konusu planlara yönelik uygulamanın her aşamasında Denetim Komitesi aracılığı ile Yönetim Kurulu’na bilgi verilmesi
zorunludur.
Grubun son üç aya ilişkin konsolide yabancı para ve toplam (YP+TP) likidite karşılama oranlarına aşağıda yer verilmektedir.
Cari Dönem
TP+YP
YP
31.10.2016
96,45
120,86
30.11.2016
90,98
111,63
31.12.2016
112,71
132,50
Önceki Dönem
TP+YP
YP
31.10.2015
108,48
188,80
30.11.2015
103,95
172,22
31.12.2015
103,52
165,47
Grubun konsolide yabancı para ve toplam (YP+TP) likidite karşılama oranlarının son üç aylık döneme ilişkin ortalamalarına aşağıda yer verilmektedir.
233
İş Bankası
Faaliyet Raporu 2016
Sunuş
Faaliyetler
Kurumsal Yönetim
Finansal Bilgiler ve Risk Yönetimi




